Sinan'ın Gizli Eseri
Teslimat süresi
2-3 Tage
€7,90
stokta mevcut
Incl. 7% VAT
stokta mevcut
| Teslimat süresi | 2-3 Tage |
|---|---|
| Yazar | Mirsad Sinanoviç |
Kanuni Sultan Süleyman dönemi… Kanuni’nin gözdesi Asiye kardeşi Eyüp’ü Hasan Nazir’in yerine geçirtebilmek için neler planlamıştı?
Hasan Nazir Asiye’nin saray entrikalarından kendini koruyabilecek, daha da önemlisi dürüstlüğüne düşen lekeyi aklayabilecek miydi?
Hotça’da güzelliği dillere destan olan Alaca Camii, defterdar Hasan Nazir tarafından Koca Mimar Sinan’dan aldığı proje ile mi yaptırılmıştı?
İstanbul’dan, Osmanlı’nın mimari eserlerle inci gibi işlediği balkanların öbür ucuna şimdiki Bosna Hersek topraklarına yapacağı kendini aklama yolculuğunda tehlikelerden onu kimin adamları koruyacaktı?
Hasan Nazir, sorularına düşlerinde kendisi için yaptırdığı türbeye defnettiği oğlunun ruhu ile cevap ararken, geçmişi ile de yeniden yüzleşebilecek miydi?
Belkide bilemedi, büyüleyici güzellik yücelikle beraber kıskançlığı da tetikler.
Oysa “Nam ruhu, kılıç bedeni kurur.”
Hasan Nazir, Bugünkü Bosna Hersek sınırlarında bulunan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilen Hotça’nın dürüst ve sevilen defterdarıdır. Ansızın İstanbul’a çağırılan Nazir, karşısında Kanuni’nin haremindeki gözdelerinden Asiye’yi bulur. Asiye, Hasan Nazir’in yaptırdığı söylenen büyüleyici camiden haberdar olmuş ve kıskançlığı Hasan Nazir’in yerine kardeşi Eyüp’ü Hotça Defterdarı yapma entrikasına dönüşmüştür. Olaydan haberdar olmayan Hasan Nazir’i ise kardeşini öldürmekle suçlamaktadır. Diğer taraftan caminin güzelliği onun herhangi bir ustanın elinden çıkmadığını apaçık ortaya koymakta ve bir defterdarın böyle bir camiyi yaptırmaya güç yetiremeyeceği söylentileri tüm imparatorlukta dolaşmaktadır. Padişah’ın haberi olmadan dönen entrikalara göğüs germede Hasan Nazir’i sadece saygı duyduğu kişilere yüce gönüllülüğünü gösteren Mimar Koca Sinan destekleyecek ve ona yol gösterecektir.
Bu yardımın sebebi nedir? Cami nasıl ve kim tarafından yaptırılmıştır? Hasan Nazir gerçekte bilemeyeceği ilginç bilgileri düşlerinde mi görmektedir? Tüm bunlar romanın sürükleyicilik kazanmasına etki ediyor. Yazar, roman boyunca bir taraftan cami etrafında dönen entrikaları ve başını kurtarmak için Eyüp’ü bulmaya çalışan Hasan Nazir’i anlatıyor. Bir taraftan da Hasan Nazir’in diliyle savaş, farklı din ve milletten insanların İmparatorluk sınırları içindeki konumları ele alınarak yeni bir atmosfer kuruluyor. Kitap birçok yönüyle samimiyet, dürüstlük ve tevazu gibi ahlakî erdemlere de atıf yapıyor.
Romanda adı geçen Alaca Camii Bosna savaşı sırasında minaresinin kenarına dinamit konularak kasten yok edilmiştir. Camiyi yaptıran romanda da geçtiği gibi Nazır Hasan Paşa’dır. Birçok sanat tarihi eserinde mimarının tam bilinmediği yazmakta, bazı kişiler Mimar Sinan’a atfetmektedirler. Şu anda Alaca Camii’nin etrafında eski yapıdan kalan ve patlamadan sonra çevreden toplanan taşları haricinde hiçbir varlığı kalmamıştır. Kalem işleriyle ünlü ve güzelliğiyle Balkanların sayılan eserlerinden olan Alaca Camii, Mostar Köprüsü ve Kudüs restorasyonlarını da planlayan İslam Konferansı Örgütü IRCICA tarafından restore edilmeye hazırlanmaktadır.
Bosnalı yazar Mirsad Sinanoviç tarafından yazılan kitap, gerçeklikle pek çok yerde uyumlu, aynı zamanda Osmanlı dönemine ait Bosna’da yapılan başarılı bir ilk çalışma. Tarihi roman özelliklerini bünyesinde barındıran kitap, edebi bir değer de taşıyor. Yazarı Saraybosna televizyonunun basın sorumlusu ve farklı kitapları da bulunuyor.
(203 Sayfa / Sinan'ın Gizli Eseri / Mirsad Sinanoviç / L&M / www.turkkitap.de / Türkkitabevi Frankfurt )
Hasan Nazir Asiye’nin saray entrikalarından kendini koruyabilecek, daha da önemlisi dürüstlüğüne düşen lekeyi aklayabilecek miydi?
Hotça’da güzelliği dillere destan olan Alaca Camii, defterdar Hasan Nazir tarafından Koca Mimar Sinan’dan aldığı proje ile mi yaptırılmıştı?
İstanbul’dan, Osmanlı’nın mimari eserlerle inci gibi işlediği balkanların öbür ucuna şimdiki Bosna Hersek topraklarına yapacağı kendini aklama yolculuğunda tehlikelerden onu kimin adamları koruyacaktı?
Hasan Nazir, sorularına düşlerinde kendisi için yaptırdığı türbeye defnettiği oğlunun ruhu ile cevap ararken, geçmişi ile de yeniden yüzleşebilecek miydi?
Belkide bilemedi, büyüleyici güzellik yücelikle beraber kıskançlığı da tetikler.
Oysa “Nam ruhu, kılıç bedeni kurur.”
Hasan Nazir, Bugünkü Bosna Hersek sınırlarında bulunan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilen Hotça’nın dürüst ve sevilen defterdarıdır. Ansızın İstanbul’a çağırılan Nazir, karşısında Kanuni’nin haremindeki gözdelerinden Asiye’yi bulur. Asiye, Hasan Nazir’in yaptırdığı söylenen büyüleyici camiden haberdar olmuş ve kıskançlığı Hasan Nazir’in yerine kardeşi Eyüp’ü Hotça Defterdarı yapma entrikasına dönüşmüştür. Olaydan haberdar olmayan Hasan Nazir’i ise kardeşini öldürmekle suçlamaktadır. Diğer taraftan caminin güzelliği onun herhangi bir ustanın elinden çıkmadığını apaçık ortaya koymakta ve bir defterdarın böyle bir camiyi yaptırmaya güç yetiremeyeceği söylentileri tüm imparatorlukta dolaşmaktadır. Padişah’ın haberi olmadan dönen entrikalara göğüs germede Hasan Nazir’i sadece saygı duyduğu kişilere yüce gönüllülüğünü gösteren Mimar Koca Sinan destekleyecek ve ona yol gösterecektir.
Bu yardımın sebebi nedir? Cami nasıl ve kim tarafından yaptırılmıştır? Hasan Nazir gerçekte bilemeyeceği ilginç bilgileri düşlerinde mi görmektedir? Tüm bunlar romanın sürükleyicilik kazanmasına etki ediyor. Yazar, roman boyunca bir taraftan cami etrafında dönen entrikaları ve başını kurtarmak için Eyüp’ü bulmaya çalışan Hasan Nazir’i anlatıyor. Bir taraftan da Hasan Nazir’in diliyle savaş, farklı din ve milletten insanların İmparatorluk sınırları içindeki konumları ele alınarak yeni bir atmosfer kuruluyor. Kitap birçok yönüyle samimiyet, dürüstlük ve tevazu gibi ahlakî erdemlere de atıf yapıyor.
Romanda adı geçen Alaca Camii Bosna savaşı sırasında minaresinin kenarına dinamit konularak kasten yok edilmiştir. Camiyi yaptıran romanda da geçtiği gibi Nazır Hasan Paşa’dır. Birçok sanat tarihi eserinde mimarının tam bilinmediği yazmakta, bazı kişiler Mimar Sinan’a atfetmektedirler. Şu anda Alaca Camii’nin etrafında eski yapıdan kalan ve patlamadan sonra çevreden toplanan taşları haricinde hiçbir varlığı kalmamıştır. Kalem işleriyle ünlü ve güzelliğiyle Balkanların sayılan eserlerinden olan Alaca Camii, Mostar Köprüsü ve Kudüs restorasyonlarını da planlayan İslam Konferansı Örgütü IRCICA tarafından restore edilmeye hazırlanmaktadır.
Bosnalı yazar Mirsad Sinanoviç tarafından yazılan kitap, gerçeklikle pek çok yerde uyumlu, aynı zamanda Osmanlı dönemine ait Bosna’da yapılan başarılı bir ilk çalışma. Tarihi roman özelliklerini bünyesinde barındıran kitap, edebi bir değer de taşıyor. Yazarı Saraybosna televizyonunun basın sorumlusu ve farklı kitapları da bulunuyor.
(203 Sayfa / Sinan'ın Gizli Eseri / Mirsad Sinanoviç / L&M / www.turkkitap.de / Türkkitabevi Frankfurt )